Zevkler ve renkler tartışılır...

Zevkler ve renkler tartışılmaz sözü günlük dile güzellik ve çirkinlik konusunda anlaşmazlığa düşülünce konuyu kapatmak için kullanılan bir klişe olarak yerleşti. Zevk kelime anlamıyla güzeli çirkinden ayırabilme yetisi anlamına gelir. Amacım bu sözün anlamını tartışmak değil. Bu söz size karşı sarf edildiğinde durumdan hangi çıkarsamaları yapabileceğinizi anlatmak. Eğer biri size bu sözü söylüyorsa bilin ki zevkinizle ilgili orijinal bir durum vardır ama bunu direkt bir biçimde ifade etmiyordur, edemiyordur. Sakın kendinizi zevkler ve renkler tartışılmaz, ne istersem onu giyerim diye kandırmayın. Önceki yazılarımdan hatırlarsanız yakışmanın bir matematiğinin olduğundan bahsetmiştim. Zevkler ve renkler de tartışılır ve tartışılmalıdır da… Her şeyden önce anlaşılmalıdır.

  • Herkesin tercihini özgürce yapabileceğini vurgulamak isterim. Bu yazıda renklerin doğada, var oluşta nasıl ahenkle bir araya geldiğinden yola çıkarak yapılan çalışmalar sonucunda elde edilen bilgiler var. İşinize yarayacağından eminim.

Bu yazıda zevki sadece uyum açısından ele aldım. Aşağıda detayları bulabilirsiniz.

1. Görsel tercihimiz kendi içinde uyumlu mu?


Uyumu yakalamak için 3 şeye dikkat ederiz. Renk uyumu, tarz uyumu, beden yapımıza ve ölçülerimize uygunluk.


a. Renk uyumu


Şimdi size güzel görünmenin sırlarından birini vereceğim. Hazır mısınız? Önce sorumuzu soralım.


Renk uyumu nasıl sağlanır?


Renk uyumu tümüyle kurallara bağlıdır. Bu kuralları doğanın kendisi yazdı. İnsan onu keşfetti. Formüller çok kolay olmasına rağmen en büyük karmaşayı çoğumuz bize uyan renkleri seçerken yaşarız. Hangi renk konulu yazımda giriş mahiyetinde bilgi vermiştim. Oradan hangi mevsim tipinde olduğunuzu bulup renklerinizi tespit edin. Mutlaka. Bundan sonra o renkler dışındaki renkleri gardrobunuza sokmayın. Varsa derhal çevrenizdeki uygun kişilere hediye edin.


Bundan önce bahsetmediğim önemli bir konu vardı; o da hangi renklerin hangi renklerle birlikte kullanılabileceğiydi. İşte onu detaylandırmanın zamanı da geldi.

Renk çemberini hatırlayın. Renkleri 3 ana renge ayırmıştık. Ardından ikincil renkler geliyordu. Bu renkler 3 ana renkten ikisinin sırasıyla birbiriyle karıştırılmasından elde ediliyordu vs. (ayna ayna söyle bana rengim ne? blog yazısına bakabilirsiniz.)


Şimdi çok basite indirgeyerek hangi renkleri hangi renklerle kullanmanın uygun olacağını anlatacağım: Bu çalışmayı kendi renklerinize uyarlamadan önce mutlaka renk mevsiminizin ne olduğunu tespit edin. Seçeceğiniz renkler kendi renk çemberinizden olmalı. Aşağıdaki anlatımda ton ve doygunluk çalışması yapmadan sadece formülleri anlamanıza yardımcı olacak örnek, temel renk çemberi kullandım.


Tamamlayıcı Renkler: (Complementary Colors)

Renk çemberinde bir renk seçin. Bu renk mutlaka kendi mevsim tipinizin renklerinden biri olsun. Mevsim tipinize uygun renk paletlerini internette araştırıp rahatlıkla bulabilirsiniz. Renk çemberinden (Color Wheel) seçtiğiniz bu rengin tam karşısına denk düşen renk o rengin tamamlayıcı rengidir. Bu renkler beraber kullanıldıklarında çok hoş görünürler. Çok yüksek kontrast içerdiklerinden dikkatli, ölçülü kullanmak gerekir. Doygunluk ( Ayna ayna söyle bana hangi renk? blog yazısına bakabilirsiniz.) yüksek olduğunda istenenden fazla dikkat çekici olabilir.


Takınız da bu iki renkten birini içerebilir. Bu örnek özelinde 2 taş önerim var. Birincisi ateş opali. İkinci ise turkuaz. Metalinizin ne olması gerektiğine 12 renk mevsim tablosundan bakarak karar verin. Bunun için 'Ayna ayna söyle bana hangi renk?' başlıklı blog yazımı okumanızı tavsiye ederim.

Analog Renkler: (Analogous Colors)

Renk çemberinde birbirinin yanında yer alan renkler analog renklerdir ve genelde birbirlerine çok iyi uyum sağlarlar. Bu renkleri seçerek rahatlatıcı, sakinleştirici etki yaratabilirsiniz. Sizin de fark edeceğiniz gibi analog renkler doğada çok sık rastladığımız renk kombinasyonlarıdır. Çok uyumlu ve hoş bir etki yaratırlar.

Bu kombinasyonu yaparken yeterli kontrast kullandığınızdan emin olun, abartmayın. İyi bir etki yaratmak için bir rengi daha baskın kullanıp, ikinci rengi destekleyici olarak seçebilirsiniz. Üçüncü renk ise vurgu için kullanılırsa harika olur.


Bu örnek için seçenek çok. Ama benim önerim mavi safir, lapis lazuli, kuvars, turmalin, zümrüt.


Üç Renk Armonisi: (Triadic Colors)

Renk çemberinde eşit aralıklarla bir üçgen oluşturduğunuzda köşelere denk düşen renkler renk armonisi oluştururlar. Bu yöntemle renk seçiminde ne kadar doygun, soluk renkler kullanırsanız kullanın son derece canlı etki yaratabilirsiniz. Bu yöntemi etkin kullanmak istiyorsanız bir rengi baskın, ana renk olarak seçin. Diğer renkleri de vurgu yapmak için kullanın.




Çapraz Tamamlayıcı Renkler

Tamamlayıcı renklerin bir alt başlığı olarak düşünebiliriz. Ana bir renk seçin ve bu rengin tam karşısındaki rengi değil de iki yanındaki renkleri kullanın. Bu seçiminiz tamamlayıcı renk kullanımına göre daha az gergin hava yaratır. Çünkü daha az kontrast içerir.


Dikdörtgen Renk Armonisi: (Tetradic Colors)

Giderek zorlaşıyor gibi görünse de kavrayınca zor değil. 4 tamamlayıcı rengin birlikte kullanılması anlamını taşır. Burada da bir dominant renk seçmeyi unutmayın. Akılda tutmanız gereken en önemli şey ise soğuk ve sıcak renk dengesini korumanız gerektiği. Hatırlayın, mavi soğuk, sarı ve kırmızı sıcak ana renklerdi. Diğer renkleri bu renkleri ve siyah, beyaz ve gri karıştırarak elde ediyorduk.


Kare Renk Armonisi

Dikdörtgen renk armonisine benzer ancak bu kez renk çemberinde eşit aralıklı seçimler yaparız. Yine bir rengi dominant renk olarak seçerseniz güzel bir sonuç elde edersiniz. Mutlaka sıcak ve soğuk dengesini gözetin…

b. Tarz uyumu


Tarz nedir önce onun bir tanımını yapalım. En basit anlamıyla tarz anlatım biçimidir. Kendi tarzınız veya beğendiğiniz ve örnek aldığınız başkalarının ürettiği ama sizi yansıtan tarzınız olabilir.


Burada yine karışık mesaj vermekten kaçının. Giydiğiniz ve taktığınız her şeyin ne anlama geldiğini bilin. Eğer yabancı dilde yazılar içeren kıyafet tercih ettiyseniz ne anlama geldiğini mutlaka araştırıp öğrenin. Komik veya utandırıcı olabilirler. Semboller istemediğiniz anlamlar taşıyor olabilir. Takılarınızda buna dikkat edin.

c. Beden yapımıza ve ölçülerimize uygunluk


Bedeninizi tanımak ve sevmek her şeyden önemli. Hepimiz kendi içimizde güzeliz unutmayın. Asla kendinizi başkalarıyla karşılaştırmayın. Ama şunu yapın. Size daha önce ideal insan çalışmalarından bahsetmiştim. Giysilerinizle, takılarınızla bu altın oranı yakalamanız mümkün. Bacak boyunuz üst gövdenize oranla daha uzun olabilir. O zaman yüksek bel kıyafet tercih etmeyin. Boynunuz çok uzun olabilir. Boynunuzu daha da uzun gösterecek küpe ve kolye tercihi yapmayın. Elleriniz gövdenize göre büyük olabilir. Büyük yüzüklerle ellerinizi öne çıkarmayın.

2. Seçimimiz bulunduğumuz ortama uygun mu?


Görünür olmak yalnızca kendimizle ilgili bir konu değildir. Görünümümüzle ilgilenmek ve onu şekillendirmek toplumla, statüyle ,meslekle, inançla vb. ilgilidir.


İnsan çıplak haliyle görsel olarak en fazla ne anlatabilir? Siz söyleyin. Yaşı, spor yapıp yapmadığı, bir engeli olup olmadığı, bebek bekleyip beklemediği, sağlığı... Oysa giydikleriyle o kadar çok şey anlatır ki... Gelir durumu, özgürlüğüne düşkün olup olmadığı, dini inancı, mesleği, ne yapmakta olduğu (spor yapmak, gece kulübüne gitmek, okulda olmak farklı giysiler gerektirir), sosyal biri olup olmadığı ilgi çekmek beğenilmek isteyip istemediği, korkuları, kaygıları, bastırdıkları, arzuladıkları olup olmadığı... İnsan giyime bu tür anlamlar yüklemiştir ki sözsüz iletişime aracılık etsin. Hastaneye gittiğinizde kıyafetinden kimin doktor kimin hemşire kimin hasta olduğunu anlarsınız. Seçimlerimiz bize (düğüne kot pantolon gömlekle gittiysek bu ne anlamlara gelebilir yorumlarınızı bekliyorum), karşıya vermek istediğimiz mesajlarımızı net vermemizi sağlar veya beceremiyorsak karışık bir biçimde vermemize neden olur. Zevkleri tartıştığımız nokta karşıya verdiğimiz mesajın doğru veya yanlış olması, net olup olmaması ile alakalıdır.


Kendinizi ve çevrenizdekileri bu açıdan gözlemlemenizi isterim. Bugün x kişisi kıyafet tercihleriyle hangi sözsüz mesajı veriyor?